|
Daha
önce de belirtildiği gib Karma inancına göre bu dünya hayatında
iyilik yapan bir sonraki hayatında iyilikle, kötüler ise kötülükle
karşılık bulacaklardır. Dolayısıyla Karma inancında dünya hayatı
bir önceki hayatın bir sonucu ve bir sonraki dünya hayatının nedenidir.
Ölümden sonraki yeni hayata dair bu beklentinin Karma inancına sahip
insanların güzel davranışlarda bulunmalarına sebep olduğu düşünülmektedir.
Yani karmaya inanan insanlar, bir sonraki hayatlarında iyilikle
ve güzellikle karşılık bulmak için güzel davranışlar göstermeye,
kötülüklerden uzak durmaya çalışmaktadırlar.
Ancak, samimi olarak güzel ahlaklı olmaya karar vermeyen
bir insan için, karma inancı ciddi anlamda bir teşvik değildir.
Bilindiği gibi Karmada insanlar bu hayat çemberinin sayısız olduğuna
ve her ölümden sonra mutlaka tekrar dirileceklerine inandıkları
için önlerinde sayısız şans olduğunu sanmaktadırlar. Dolayısıyla
bir insan herhangi bir kötülük yapmaya kalktığında, "bir sonraki
hayatımda daha kötü bir hayatla yaşasam bile bunu sonraki hayatımda
telafi edebilirim" diye düşünebilmektedir. Bu nedenle böyle yanlış
bir anlayış onları kötülüklerden alıkoymaya yeterli olmamaktadır.
Çünkü dünya hayatına bağlılık insanların büyük bir bölümünün en
önemli zaafıdır. Reenkarnasyona inanmalarının en önemli sebebi de
bu bağlılıkları ve dünya hayatından hiçbir şekilde vazgeçememeleridir.
İnsanların davranışlarını köklü bir şekilde düzelterek, güzel ahlakı
yaşamaları ise ancak bu dünya hayatının gerçek anlamını kavramalarıyla
mümkündür.
Dünya hayatının gerçek yönünü bilen bir insan, kendisini
ve tüm evreni Yaratan, onu koruyan ve esirgeyen Rabbimiz'e kulluk
için yaratıldığını, her yaptığından, her konuşmasından ve düşüncesinden
O'na karşı sorumlu olduğunu ve ölümünden sonra Allah'a hesap vereceğini
bilir.
|
"Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız
yoktur. Doğrusu ben, sizin için büyük bir günün azabından
korkmaktayım."
(Araf Suresi, 59)
|
"Göklerin
ve yerin gaybı Allah'ındır,
bütün işler O'na döndürülür; öyleyse
O'na kulluk edin ve O'na
tevekkül edin..."
(Hud Suresi, 123) |
İnsanların Allah'a kulluk için yaratıldıkları Kuran
ayetlerinde şöyle bildirilmektedir:
Allah'ın boyası... Allah(ın boyasın)dan
daha güzel boyası olan kimdir? Biz (yalnızca) O'na kulluk edenleriz.
(Bakara Suresi, 138)
İşte Rabbiniz olan Allah budur. O'ndan başka ilah
yoktur. Her şeyin yaratıcısıdır, öyleyse O'na
kulluk edin. O, her şeyin üstünde bir vekildir. (Enam Suresi, 102)
Allah'ın gücünü takdir edebilen, Allah'ın azaplandırmasından
korku duyan müminler, Allah'ın emirlerine uyar, O'nu hoşnut edecek
davranışlarda bulunur ve kötülüklerden sakınırlar. Bu ise onların
güzel ahlaklı olmalarına neden olur. Müminlerin Allah'tan korkup
sakınmaları ve Allah'ın onların sakınmalarına verdiği karşılık Kuran
ayetlerinde şöyle bildirilmektedir:
Ey insanlar, Rabb'inizden korkup-sakının
ve öyle bir günün azabından çekinip-korkun ki, (o gün hiç) bir baba,
çocuğu için bir karşılık veremez ve (hiç) bir çocuk da babası için
bir şeyi verebilecek (durumda) değildir. Şüphesiz Allah'ın va'di
haktır. Artık dünya hayatı sizi aldatmaya sürüklemesin ve aldatıcı(lar)
da sizi Allah ile aldatmasın. (Lokman Suresi, 33)
Ancak Rablerinden korkup-sakınanlar
ise; onlara yüksek köşkler vardır, onların üstünde de yüksek köşkler
bina edilmiştir. Onların altında ırmaklar akmaktadır. (Bu,) Allah'ın
va'didir. Allah, va'dinden dönmez. (Zümer Suresi, 20)
De ki: "Size bundan daha hayırlısını
bildireyim mi? Korkup sakınanlar için Rablerinin katında, içinde
temelli kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler, tertemiz
eşler ve Allah'ın rızası vardır. Allah, kulları hakkıyla görendir."
(Al-i İmran Suresi, 15)
Allah'tan korkup sakınan müminler, hayatları boyunca
Allah'a olan kulluk görevlerini yerine getirmek, sonsuz ve acı bir
azaptan korunmak için ibadetlerinde ve güzel ahlakta sürekli olurlar.
Allah Kuran'ın birçok ayetinde, ibadetlerin, kulluğun, güzel amellerin
ve ahlakın sürekli olmasını bildirir:
Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur,
itaat-kulluk da (din de) sürekli olarak O'nundur. Böyleyken Allah'tan
başkasından mı korkup-sakınıyorsunuz? (Nahl Suresi, 52)
Mal ve çocuklar, dünya hayatının
çekici-süsüdür; sürekli olan 'salih davranışlar' ise, Rabbinin katında
sevap bakımından daha hayırlıdır, umut etmek bakımından da daha
hayırlıdır. (Kehf Suresi, 46)
Allah, hidayet bulanlara hidayeti
arttırır. Sürekli olan salih davranışlar, Rabbinin katında sevap
bakımından daha hayırlı, varılacak sonuç bakımından da daha hayırlıdır
(Meryem Suresi, 76)
Ki onlar, namazlarında süreklidirler.
(Mearic Suresi, 23)
|

İman eden insan, dünyadaki her güzelliğin
geçici olduğunu bilir. Bundan üç-beş yüzyıl önce ihtişam içinde
yaşamış olan insanların her birinin dünyadan ayrıldığını ve
o ihtişamdan geriye sadece ıpıssız harabeler kaldığını aklından
çıkarmaz. Bunun sonucunda da dünyadaki vaktini Allah'ı hoşnut
edecek davranışlarda bulunarak geçirir.
|
Sonuç olarak bir insanın gerçek anlamda
üstün bir ahlaka sahip olmasının, çıkarları ile çatışsa dahi güzel
ahlaktan, sabır, şefkat ve merhamet gibi özelliklerinden taviz vermemesinin
nedeni onun Allah'a olan güçlü sevgisi ve bağlılığı, O'ndan korkup
sakınması ve O'na kullukta kararlı ve sürekli olmasıdır. Aksi takdirde,
her insanın kendine ait birtakım güzel özellikleri olabilir. Ancak
bunlar ya sayılıdır, ya da kısa sürelidir ve bazı koşullara bağlıdır.
Karma felsefesinde de insanlara bazı güzel davranışlar tavsiye edilmektedir,
ancak bunların en güzeli ve en süreklisi olması için insanın Allah'a
iman etmesi, O'nu tanıyıp takdir etmesi ve O'ndan korkup sakınması
gerekir. Karma felsefesinde ise, en önemli gerçek olan bu inançların
hiçbiri bulunmamaktadır.
KURAN'DA DÜNYA HAYATININ BİR DENEME OLDUĞU BİLDİRİLİR
Kuran'da
dünya hayatının bir kere olduğu ve bu hayatın amacının insanları
sonsuz hayatları için denemek olduğu bildirilmektedir. Yani insanların
ölümü gördükten sonra bir daha dünyaya dönüp, yaptıkları hataları
telafi etme imkanları yoktur. Allah dünya hayatının amacının ne
olduğunu bir ayetinde şöyle bildirir:
O, amel (davranış ve eylem) bakımından
hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı
yarattı. O, üstün ve güçlü olandır, çok bağışlayandır. (Mülk Suresi,
2)
Dünya hayatı her insan için, Allah'ın
karşısına çıkardığı olaylarla denendiği, güzel ahlak gösterip göstermeyeceğinin
görüldüğü bir imtihan yeridir. Allah Kuran'da insanların "iman ettik
demekle bırakılmayacaklarını ve mutlaka sınanacaklarını" bildirmektedir.
(Ankebut Suresi, 2)
Bir insanın hayatı boyunca karşısına çıkan hiçbir
olay tesadüfi değildir. Hepsi Allah'tan bir deneme olarak yaratılmıştır
ve kaderinde en küçük ayrıntısına kadar yazılmıştır. Örneğin bir
insanın zengin veya ünlü olması o insanın -Karma inancında olduğu
gibi- sözde geçmiş hayatında yaptığı iyiliklerin bir karşılığı değildir.
Allah, o insanı zenginlikle ve ün ile denemektedir. Önemli olan
o kişinin sahip olduklarıyla şımarıp şımarmayacağı, nankörlerden
mi yoksa şükredenlerden mi olacağıdır. Aynı şekilde fakirlik ve
zorluk içinde yaşayan bir insanın da geçmiş hayatındaki kötülüklerinin
karşılığını gördüğü yönündeki inanç batıldır. Allah bu insanı da
zorluk ve sıkıntı ile denemektedir. Bu hayatın yaratılmasının nedeni
ise bu kişinin karşılaştığı zorluklar karşısında Allah'a tevekkül
ederek güzel bir ahlak gösterip göstermeyeceğinin belli olmasıdır.
Kendisine dünya hayatında verilen bütün nimetlerin
Allah'tan büyük bir lütuf olduğunu bilen, bunlar için şükreden ve
sahip olduğu herşeyi Kuran'da bildirilen sınırları koruyarak ve
Allah'ın hoşnut olacağı şekilde kullanan insan, ahirette güzel bir
karşılık almayı umabilir. Ancak bu nimetleri sahiplenip, onların
Allah'ın bir lütfu olduğunu unutan, bunlarla kibirlenerek şımaran
ve doğru yoldan saparak harama yönelen insanlar için ahirette kötü
bir karşılık vardır. Çünkü her insan yaptığı kötülüğün veya iyiliğin
karşılığını ahirette en adaletli şekilde alacaktır. Allah insanın
sahip olduklarının kendisi için sadece bir deneme konusu olduğunu
bir ayetinde şöyle bildirir:
Bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız ancak bir fitnedir
(imtihan konusudur.) Allah yanında ise büyük bir mükafaat vardır.
(Enfal Suresi, 28)
Dünya hayatı her insan için "göz
açıp kapayıncaya kadar geçen" kısa bir imtihan yeridir.
Allah tüm insanları, dünya hayatında karşılaştıkları olaylara
verdikleri tepkiler ile denemektedir.
|
Ayette de bildirildiği gibi insan zorluk ve sıkıntılarla
denenecektir. Bu sıkıntıların şiddeti ve şekli ise tamamen Allah'ın
takdirine bağlıdır. Bu şekilde denenen insanların her koşul altında
Allah'a tevekkül etmeleri, her zorluğun ve sıkıntının kendileri
için bir hayır olduğunu düşünmeleri ve sabrederek Allah'tan razı
olmaları gerekmektedir. Bu konu Kuran ayetlerinde şöyle bildirilmektedir:
Andolsun, biz sizi biraz korku,
açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle
imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele. Onlara bir musibet
isabet ettiğinde, derler ki: "Biz Allah'a ait (kullar)ız ve şüphesiz
O'na dönücüleriz." Rablerinden bağışlanma (salat) ve rahmet bunların
üzerinedir ve hidayete
erenler de bunlardır. (Bakara Suresi, 155- 157)
Dünya hayatı yalnızca bir oyun
ve bir oyalanmadan başkası değildir. Korkup-sakınmakta olanlar için
ahiret yurdu gerçekten daha hayırlıdır. Yine de akıl erdirmeyecek
misiniz? (Enam Suresi, 32)
Dünya hayatının gerçek yönünü düşünerek görebilen
ve bu gerçeğe göre yaşayan insanlar ise, ölümlerinden sonra sonsuza
kadar sürecek olan asıl hayatlarını büyük bir mutluluk ve huzur
içinde geçireceklerdir. Bu, Allah'ın iman edenlere bir vaadidir.
Ve sonsuz rahmet, şefkat ve merhamet sahibi olan Rabbimiz, hiçbir
zaman vaadinden dönmez.
"... Dünya hayatı, ahirette (ki
sınırsız mutluluk yanında geçici) bir meta'dan başkası
değildir."
(Rad Suresi, 26)
"İşte bunlar, ahireti verip dünya hayatını satın
alanlardır; bundan olayı azapları hafifletilmez..."
(Bakara Suresi, 86)
|
|