Kuran, tüm insanlık için tek rehber, tek yol göstericidir. Ve vahyedildiği günden bu yana hiçbir değişikliğe uğramamıştır.




De ki: "Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür? De ki : "Allah benimle sizin aranızda şahiddir. Sizi -ve kime ulaşırsa- kendisiye uyarmam için bana şu Kuran vahyedildi.
(Enam Suresi, 19)

Daha önce de belirtildiği gibi insanların büyük bir bölümü, gerçekte dinin özellikleri olan sevgi, barış, huzur, dostluk, merhamet, şefkat gibi özellikleri hak dinin dışındaki yollarda, örneğin Karma gibi felsefelerde ararlar. Oysa, bunlar batıl ve sapkın inanışlardan kaynaklanan felsefelerdir. İnsanın fıtratını, nasıl mutlu ve huzurlu olacağını bilen ise onu yaratan Allah'tır. Dolayısıyla insan için en doğru ve en güzel yol, Allah'ın kendisine gösterdiği yoldur. Allah, kulları için seçtiği hak yolu ve dini ise son vahyi olan Kuran'da bildirmiştir. Allah Kuran için "Bu, kendisinde şüphe olmayan, muttakiler için yol gösterici olan bir kitaptır." (Bakara Suresi, 2) diye bildirmektedir.

Allah, Kendisini tanıtmak, insanları, dünya hayatını ve ölümü yaratma amacını bildirmek, ahiretin, kıyamet gününün ve hesap gününün varlığını haber vermek ve insanlara hoşnut olacağı güzel ahlakı açıklamak için ve daha birçok hikmet ile Kuran'ı Peygamberimiz Hz. Muhammed'e vahyetmiştir.

Allah, Kuran'dan önce de birçok peygambere vahyini bildirmiştir. Ancak bu ilahi kitaplar zaman içinde kısmen tahrif edilmişlerdir. Kuran ise son ilahi kitaptır ve Allah'ın vaadine uygun olarak hiçbir bozulmaya uğramamıştır. Kuran'ın bozulmadan korunacağını Allah bir ayetinde şöyle bildirmektedir:

Hiç şüphesiz, zikri (Kuran'ı) Biz indirdik Biz; onun koruyucuları da gerçekten Biziz. (Hicr Suresi, 9)

İman edenler Kuran'ın Allah katından olduğuna ve insanlar için tek yol gösterici olduğuna kesin bir bilgi ile iman edenler. Kuran'daki eşsiz üslup ve sahip olduğu üstün hikmet, onun Allah katından olduğunun çok açık bir delilidir. Bunun yanısıra Kuran pekçok mucize içermektedir. Örneğin Kuran'ın indirildiği dönemde, yani günümüzden 1400 yıl önce bilinmesi mümkün olmayan, daha 20. yüzyılda bulunmuş olan bazı bilimsel gerçekler Kuran'da bildirilmektedir. (Detaylı Bilgi için bkz. www.kuranmucizeleri.com)

Kuran'da bilimsel bazı gerçeklerin yanısıra gelecekten haberler de verilmiştir. Ve bu haberlerin tarih içinde yaşanmaları ile Kuran'a ait birçok mucize daha gerçekleşmiştir.


De ki: "Bize yararı ve zararı olmayan Allah'tan başka şeylere mi tapalım? Allah bizi hidayete erdirdikten sonra, şeytanların ayartarak yerde şaşkınca bıraktıkları, arkadaşlarının da: "Doğru yola, bize gel" diye kendisini çağırdığı kimse gibi topuklarımız üzerinde gerisin geri mi döndürülelim?" De ki: "Hiç şüphesiz Allah'ın yolu, asıl yoldur. Ve biz alemlerin Rabbine (kendimizi) teslim etmekle emrolunduk."
(Enam Suresi, 71)

Kuran'ın en önemli özelliklerinden bir diğeri ise içinde hiçbir çelişki bulunmamasıdır. Tarih boyunca dine düşman olan kişiler Kuran'da bir açık aramaya çalışmışlar, hatta bu konuda büyük çaba harcamışlardır. Ancak Allah'ın sözü olan Kuran'da tek bir çelişki dahi bulunmamaktadır. Allah Kuran'ın bu özelliğini bir ayetinde şöyle bildirir:

Onlar hala Kur'an'ı iyice düşünmüyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkasının katından olsaydı, kuşkusuz içinde birçok aykırılıklar (çelişkiler, ihtilaflar) bulacaklardı. (Nisa Suresi, 82)


KURAN DOĞRUYU YANLIŞTAN AYIRT EDEN BİR REHBERDİR

Yeryüzünde birçok fikir, birçok felsefe, bir çok inanış vardır. Ve bunların her biri hem birçok batıl ve tehlikeli özelliklere hem de bazı güzel özelliklere sahiptir. Örneğin Karma kanunu gerçekte birçok sapkın ve batıl inancı barındırmaktadır. Bir yandan da insanların güzel ahlak içinde yaşamalarını teşvik edecek bazı özelliklere sahiptir. Ancak, neyin gerçekten iyi ve kötü olduğunu ayırdetmenin tek yolu Kuran'a bakmaktır. Örneğin bu kitap boyunca Karma kanunun bazı özellikleri anlatılmış ve bu özelliklerin neden doğru veya yanlış olduğu açıklanmıştır. Bu açıklamalar yapılırken ise, tek ölçü ve başvuru kaynağı Kuran ayetleri olmuştur. Örneğin karmadaki reenkarnasyon inancı eleştirilirken, Kuran ayetleri rehber olarak alınmıştır. Allah Kuran'ın bu doğruyu yanlıştan ayırdeden Furkan özelliği için bir ayette şöyle demektedir:

Bundan (Kur'an'dan) önce (onlar) insanlar için bir hidayet idiler. Doğruyu yanlıştan ayıran (Furkan)ı da indirdi. Gerçek şu ki, Allah'ın ayetlerini inkar edenler için şiddetli bir azab vardır. Allah güçlüdür, intikam alıcıdır. (Al-i İmran Suresi, 4)

Kuran insanları kurtuluşa götüren, onları ölümden sonraki sonsuz hayatları için uyaran, doğru yolu gösteren, Allah'ın rızasını, rahmetini ve cennetini kazanmak isteyenler için rehber olan tek kitaptır. Ve Kuran'da tebliğ edilen İslam dini, Allah'ın insanlar için seçtiği tek dindir. Allah bir ayetinde bu gerçeği şöyle bildirmektedir:

Kim İslam'dan başka bir din ararsa asla ondan kabul edilmez. O, ahirette de kayba uğrayanlardandır. (Al-i İmran Suresi, 85)


..."Kitap bize de indirilseydi, elbette onlardan daha çok doğru yolda olurduk" dememeniz (için) işte size Rabbinizden apaçık bir belge, bir hidayet ve bir rahmet gelmiştir.
(Enam Suresi, 157)

Karma gibi inançlarda veya birçok doğu dininde, hak dinlerden kalan bazı özellikler olduğu açıktır. Ancak bu dinler zaman içinde gelenek ve göreneklerin, atalarından kalma batıl inançların karıştırılması ile hurafelerle dolu batıl inançlara dönüştürülmüşlerdir. Örneğin Budizm, insanları güzel ahlaka ve barışa çağırır. Ancak bir yandan da ineklere tapılması, yolda inek görüldüğünde ineğe selam verilmesi, farelerin, maymunların kutsal sayılması gibi birçok akıldışı inanç da yeralmaktadır.

Bu nedenle, barış, sevgi, dostluk, huzur gibi güzel ahlak özelliklerini yaşamak, bunların insanlar arasında yayılmasını sağlamak isteyen ve bu isteğinde samimi olan herkesin, Allah'a ve Allah'ın indirdiği ve insanlar için yol gösterici kıldığı Kuran'a yönelmesi gerekir. İnsanların sıkıntı duydukları, düzeltmek istedikleri herşeyin tek çözümü Kuran ahlakında saklıdır. Allah her insanı Kendi seçtiği dine uyduğu takdirde mutlu ve huzurlu olacak şekilde yaratmıştır. Bu nedenle Allah insanları dinine yönelmeye çağırır:

Öyleyse sen yüzünü Allah'ı birleyen (bir hanif) olarak dine, Allah'ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah'ın yaratışı için hiç bir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler. (Rum Suresi, 30)